Trump’ın Açıklamalarıyla Ekonomik Gelişmeler İhtimali
Hedef net: Amerika Birleşik Devletleri’nde üretimi canlandırmak ve sanayiyi yurtiçine çekmek. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Amerikan ürünlerini üretim yapan şirketlere düşük vergi, ucuz enerji ve kolay regülasyon vaadinde bulundu. Fakat bu teorik planın hayata geçirilmesi oldukça zorlayıcı sonuçlar doğurabilir.
İlk çarpan etkisi, dünya borsalarında görülecek. Özellikle Çin ve Avrupa, zaten ekonomik kırılganlıklarla karşı karşıya. Çin, üretim fazlası ve deflasyon ile mücadele ederken, Almanya da dahil olmak üzere Avrupa’da sanayi yavaşlama sürecine girmiş durumda. Yeni tarifeler, bu hassas ortamda ciddi bir sarsıntı yaratabilir.
Karşılıklı misilleme vergileri, ABD’yi de ekonomik durgunluğa sürükleyebilir. Ülkenin dış ticaret açığı nedeniyle, ithalatın hızlı bir şekilde yerli üretimle telafi edilmesi mümkün değil. Bu durum, ithal malların fiyatlarını artırarak enflasyonu körükleyebilir.
Enflasyonun artması, tüketici harcamalarını daraltır. 2023 baharında yaşanan bankacılık krizi benzeri bir sürecin yeniden yaşanması mümkün. Tasarrufların borsa yerine altın ve dayanıklı mallara yönelmesi, hem enflasyonu artırır hem de finansal istikrarsızlığı tetikler.
Trump’ın göçmen karşıtı politikaları, sanayi üretimini artırma hedefindeki bir ekonomi için büyük bir işgücü açığı yaratıyor. Kalifiye işçi sıkıntısı, üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu daha da tırmandırıyor.
Doların Değeri ve ABD’nin Borç Sorunu
Artan enflasyon, doların euro ve yuan karşısında değer kaybetmesine yol açıyor. Bu da ithalatı daha pahalı hale getiriyor. Ayrıca, Trump’ın uyguladığı vergi indirimleriyle bir araya gelen bu süreç, bütçe açığını daha da büyütebilir.
Çözüm olarak, Fed‘e faiz indirimi ve yeni bir parasal genişleme çağrısı yapılması bekleniyor. Ancak bu da enflasyonu daha fazla artırarak doları zayıflatabilir.
Trump Ne Kadar Hazırlıklı?
Trump’ın bu adımı, bilinçli olarak enflasyon yaratmak ve borçları azaltmak amacı taşıyor olabilir. Ancak borçların karşı tarafı halkın birikimi ve özel sektörün sermayesidir. Yani bu yöntem, halkı fakirleştirerek devlet borcunu azaltmak anlamına geliyor.
Sonuç: Tüketim düşer, üretim azalır ve büyüme durur. Bu durum, hem ABD için hem de dünya genelinde yaşam standartlarının düşmesine neden olur ve siyasi çalkantıları beraberinde getirir.
Geri Adım Atar Mı?
Trump, geçmişte benzer açıklamalardan sonra geri adım attı. Dolayısıyla, tarifelerin uygulanmadan ertelenmesi veya iptal edilmesi olasılığı oldukça yüksek. Ancak geri adım atılmadığı takdirde, birkaç ay içinde siyasi baskılar, toplumsal öfke ve piyasa tepkileri Trump yönetimini zor durumda bırakabilir.
Trump, bu hamlesiyle ya küresel ekonomik düzeni yeniden şekillendirmeye çalışıyor ya da yalnızca güçlü görünmeye çalışıyor. Ancak her iki senaryonun da ağır sonuçları olabileceği unutulmamalıdır.