Ekonomi

Otomotiv Sanayisinde Yeni Tarife Beklentileri ve Rekabet Avantajları

ABD’nin Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkeye yeni ithalat vergileri getirmesi, otomotiv sektöründe büyük bir merakla izleniyor. Türk otomotiv sanayisi temsilcileri, bu durumun Türkiye için bazı avantajlar sağlayabileceğini düşünüyor.

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’ye uygulanacak baz seviyedeki ilave gümrük vergisinin, daha yüksek vergilerin uygulanacağı diğer ülkelere kıyasla ABD’ye yapılan ihracatta rekabet avantajı sunabileceğini belirtti. Eroldu, “Bu oranlar, otomotiv üretiminde kullanılan bazı parçalar için geçerli olacak ve bu durum tedarik sanayisi açısından bir avantaj oluşturabilir. Motorlu taşıtlar için daha önce açıklanan ilave gümrük vergileri ise yeni vergiler kapsamına girmemektedir. Bugün itibariyle motorlu taşıtlara yönelik yüzde 25 ilave gümrük vergisinin tüm ülkelere eşit uygulanacağı anlaşılmaktadır. Ana komponentlere yönelik yüzde 25 ilave gümrük vergisinin ise Mayıs ayında yürürlüğe gireceği belirtiliyor” dedi.

Otomotiv Ürünlerinin Fiyatları Artabilir

Eroldu, ABD’nin Avrupa Birliği’ne uyguladığı yüzde 20’lik verginin Türkiye’ye olası etkilerini de değerlendirerek, “5 Nisan’da devreye girecek Türkiye için yüzde 10 olarak uygulanacak ilave gümrük vergisi, AB için yüzde 20 olarak uygulanacak. Bu oranlar otomotiv üretiminde kullanılan bazı parçalar için geçerli olup, bir kısım tedarik sanayi açısından göreceli bir avantaj sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

İlerleyen dönemde diğer ülkelerin ABD’ye yönelik tedbirler alması durumunda, otomotiv ürünlerinin fiyatlarında artış olabileceği öngörüsünde de bulundu.

Kısa Vadede Rekabet Avantajı Sağlayabilir

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci de, ABD’nin Türkiye’den otomotiv ürünleri ithalatına getirdiği yüzde 10’luk verginin, Çin ve AB ülkelerine uygulanacak daha yüksek vergi oranları ile karşılaştırıldığında sektöre göreceli bir rekabet avantajı sunacağını ifade etti.

Birinci, “Bu durum kısa vadede ABD pazarındaki konumumuzu korumamıza katkı sağlayabilir. Ancak uzun vadede, Çin’in üretim avantajları ve agresif ihracat stratejileri dikkate alındığında risk oluşturmaktadır. Çin, ABD’ye doğrudan ihracatta yüksek vergilerle karşılaşacağı için Türkiye’nin ihracat yaptığı üçüncü ülke pazarlarına daha yoğun yönelebilir. Bu da Türk otomotiv tedarik sanayinin bu pazarlarda daha sert bir Çin rekabeti ile karşılaşması anlamına gelmektedir” dedi.

Küresel Ticarette Dengeler Değişiyor

Başkan Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin, küresel otomotiv ticaretinde dengeleri değiştireceğini belirten Birinci, “Özellikle AB merkezli üreticiler, maliyet artışlarını dengelemek için üretim lokasyonlarını gözden geçirebilir ve ABD’de yeni yatırımlar gündeme alabilir. Bu durum, tedarik zincirlerinde değişikliklere yol açarak rekabetin yeniden şekillenmesine neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

Türkiye açısından ABD’nin yeni tarifelerinin hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını kaydeden Birinci, “ABD’ye yapılan ihracatın artırılması için üretim süreçlerimizin rekabetçiliğini korumalı, diğer ihracat pazarlarında oluşabilecek yeni dinamiklere karşı proaktif olmalıyız. ABD’ye ihracatta navlun maliyetlerini dengeleyecek lojistik çözümler geliştirilmelidir. Türkiye’nin jeopolitik konumu, AB ile olan Gümrük Birliği ve yüksek kalite standartları, bu yeni dönemde önemli avantajlar sağlamaktadır. Uzun vadeli başarı için Türkiye’nin sürdürülebilir üretim modellerine odaklanması ve stratejik iş birliklerini güçlendirmesi gerekmektedir” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu