BM: Filistin’de Uluslararası Suçların İşlenme Riski Yükseliyor
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, işgal altındaki Filistin topraklarında ağır uluslararası suçların işlenme riskinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Türk, ülkelerin bu duruma karşı harekete geçmeleri gerektiğini kaydetti.
BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK), Cezayir’in talebiyle gerçekleştirilen acil oturumda işgal altındaki Filistin topraklarındaki durum masaya yatırıldı.
Konu hakkında konuşan Türk, Gazze’de Filistinlilere kısa süreli bir nefes aldıran ateşkesin sona erdiğini ve 1 Mart’tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında en az 320’si çocuk olmak üzere toplamda 1200’den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
“Bombardıman, Bayramda Dahi Durmadı”
İsrail ordusunun sivillerin tahliye edilerek yönlendirildiği bölgeler de dahil olmak üzere konutları, çadırları, hastaneleri ve okulları hedef almaya devam ettiğini ifade eden Türk, “Bombardıman, Filistinli ailelerin bayramı idrak ettiği günlerde dahi durmadı.” dedi.
Türk, son olarak 15 sağlık çalışanı ve insani yardım görevlisinin hayatını kaybetmesinin, “İsrail ordusunun savaş suçları işlemiş olabileceği yönündeki endişeleri” artırdığını belirtti. Bu ölümlerle ilgili bağımsız, hızlı ve kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiğini ve uluslararası hukuku ihlal edenlerin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
İsrail ordusunun, birçok kez yerinden edilen ve güvenli bir yer bulamayan sivillerin barındığı kampları hedef almaya devam ettiğini aktaran Türk, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bunun yanı sıra, İsrail ordusu sivilleri zorla yerlerinden etmeye devam ediyor. Gazze’nin yarısı ya zorunlu tahliye emirlerine tabi tutuldu ya da birçok bölge girilemez bölge ilan edildi. Bu tahliye emirleri, uluslararası insancıl hukuk gereklerini karşılamıyor.”
Türk, İsrail’in gıda, su, elektrik, yakıt ve ilaç gibi hayati önem taşıyan insani yardımların girişini tamamen engellemesinin üzerinden bir ay geçtiğine dikkat çekerek, “Gazze’ye uygulanan abluka ve kuşatma, toplu cezalandırma anlamına geliyor ve açlığı bir savaş yöntemi olarak kullanma teşkil edebilir.” şeklinde uyarıda bulundu.
İsrailli üst düzey yetkililerin Gazze’de toprakları ele geçirme, ilhak etme ve bölme yönündeki söylemlerinin yanı sıra Filistinlileri bölge dışına sürmeye yönelik açıklamalarının endişe verici olduğunu ifade eden Türk, bu söylemlerin de uluslararası suçların işlendiğine dair ciddi kaygılar uyandırdığını ve kuvvet kullanarak toprak edinme yasağını içeren temel uluslararası hukuk prensipleriyle çeliştiğini dile getirdi.
“Batı Şeria’daki Durum Son Derece Endişe Verici”
Türk, işgal altındaki Batı Şeria’da, özellikle Doğu Kudüs’teki durumun son derece endişe verici olduğunu belirtti. İsrail ordusunun Batı Şeria’daki “operasyonlarında” yüzlerce Filistinli hayatını kaybederken, mülteci kampları ve geçici sağlık merkezlerinin tamamen yıkıldığına dikkat çekti. 40 binden fazla kişinin yerinden edildiğini kaydetti.
İsrail’in bölge sakinlerinin evlerine bir yıl boyunca dönmemesi gerektiğine yönelik açıklamasının ise “uzun süreli kitlesel yerinden edilme riskini” artırdığına vurgu yapan Türk, şu ifadeleri kullandı:
“7 Ekim 2023’ten bu yana BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği verilerine göre, Batı Şeria’da İsrail askerleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 191’i çocuk, 5’i engelli olmak üzere 909 Filistinli öldürüldü. Bu ölümlerden bazılarının yargısız infaz veya diğer yasa dışı öldürmeler kapsamına girebileceği belirtiliyor.”
Türk, ateşkes sırasında yüzlerce Filistinli esirin serbest bırakıldığını ancak şu anda çok sayıda kişinin gözaltında bulunduğunu belirterek, İsrail içinde de Filistinlilerin haklarını savunan kuruluşlara yönelik baskıların giderek arttığını söyledi.
“Ağır Uluslararası Suçların İşlenme Riski Artıyor”
Bir an önce ateşkesin yeniden sağlanması ve Gazze’ye engelsiz insani erişimin temin edilmesi gerektiğini vurgulayan BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, “İşgal altındaki Filistin topraklarında ağır uluslararası suçların işlenme riski artıyor.” şeklinde konuştu.
Cenevre Sözleşmesi uyarınca ülkelerin uluslararası insancıl hukuk ihlalleri karşısında harekete geçme yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Türk, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne göre de taraf devletlerin soykırım riski belirgin hale geldiğinde harekete geçme sorumluluğu bulunduğunu kaydetti.
Türk, sivillerin korunmasının mutlak bir öncelik olması gerektiğinin altını çizerek, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku ihlallerinin tamamının hesabının sorulması gerektiğini ifade etti.
Tüm esirlerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması talebinde bulunan Türk, “İsrail’in, Gazze nüfusunu zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimden kaçınması gerekiyor.” dedi.
Türk, son 18 aydaki gelişmelerin bu durumdan askeri yollarla çıkışın mümkün olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, tek çözümün BM kararları ve uluslararası hukuka uygun şekilde, eşit haklara ve onura sahip iki devlet temelinde siyasi bir uzlaşıdan geçtiğini ifade etti.