Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan Habertürk’e Önemli Açıklamalar
Habertürk TV’ye demeç veren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, vatandaşlara önemli bir çağrıda bulundu. Bolat, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bu durum, temelsiz ve mesnetsiz bir çaba olarak değerlendiriliyor. Son iki hafta içinde İstanbul merkezli gerçekleşen yolsuzluk ve rüşvet operasyonları, halkımızda büyük bir tepki yarattı. Bu bağlamda, gündemi değiştirmeye yönelik siyasi örtbas çabalarını görüyoruz. Gençleri ve öğrencileri kışkırtma, kamu mallarına zarar verme ve yerli markalara saldırma eylemlerinin yanı sıra, 2 Nisan’da ticareti durdurma çağrıları da bu çabaların bir parçası. Bu tür girişimlerin Türkiye’deki 4,5 milyon esnaf, sanayici ve perakendeci ile onların yanında çalışan on milyonlarca kişiye zarar vermeyi hedefleyen çirkin bir girişim olduğunu düşünüyoruz.”
Bolat, bu tür piyasa bozucu çabalara karşı gerekli yargı soruşturmalarının başlatıldığını belirterek, “Bu girişimler başarısız olacak ve hüsranla sonuçlanacaktır. Ticaret hukuku, rekabet ve borçlar hukuku alanındaki düzenlemeler, bu tür haksız ticaret girişimlerine karşı yasal yolları içeriyor. Zarar görenler, boykot çağrısı yapanlara karşı tazminat davası açabilirler.” dedi.
“Alışverişlerini Yarına Çekebilirler”
Bolat, sağduyulu vatandaşların bu yıkıcı çağrılara kulak vermeyeceğini ve gerekli dersi vereceğine inandığını vurguladı. Vatandaşlara, “Yarın veya 4-5-6 Nisan’da alışveriş planı olanlar, bunu yarına çekebilirler. Bu, ana muhalefetin yıkıcı çağrılarına verilecek en iyi yanıttır.” diyerek seslendi. Ayrıca, Türkiye’de 3 bin esnaf odası, bin kadar esnaf kefalet kooperatifi ve 2,5 milyon şirketi temsil eden 366 ticaret odası ile ekonomi STK’larının esnaf ve işletmecilerin haklarını korumakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
“Sorumluluk ve Şuurun Olması Gerekiyor”
Bakan Bolat, yargının soruşturmaları yapacağını belirtti ve her ülkenin kamu düzeninin olduğunu vurguladı. “Ekonomik meseleler 86 milyon insanın çıkarlarını ilgilendiriyor. Sosyal medyada hesap açarak başkalarının haklarına zarar vermek kimsenin özgürlüğü olmamalıdır. Bu tür davranışlar, kişileri zarar görmeye maruz bırakabilir.” dedi. Son olarak, devletin kamu otoritesinin, vatandaşların haklarını koruma görevine vurgu yaparak, bu tür açıklamaların sorumsuzluk ve şuursuzluk olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.