Sağlık

Hastanelerde Randevu Krizine Çözüm İçin Nisan Hedefi Belirlendi

Hastanelerdeki merkezi randevu sorunları, Yenidoğan Çetesi davası ve İstanbul’daki bir özel hastanede anjiyo operasyonu sırasında yaşanan fiyat pazarlıkları gibi olaylar, son günlerde medyanın gündeminde sıklıkla yer alıyor. Bu bağlamda, Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmet sunumunu güçlendirmek ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli tedbirleri hayata geçirme çalışmalarını hızlandırdı.

AK Parti iktidarının ilk döneminde Recep Akdağ tarafından başlatılan sağlıkta dönüşüm programının ardından, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yeni bir program olan Sağlıklı Türkiye Yüzyılını tanıttı. Bu programın temel başlıkları, Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık modeli olarak belirlendi.

Bu çerçevede, vatandaşların en önemli sorunlarından biri olan MHRS randevuları üzerinde yeni çalışmalar başlatıldı. Randevu taleplerindeki yoğunluk, bölge, il ve branşlar bazında ele alınarak MHRS sistemi optimize edildi. Randevu kapasitesinin maksimum düzeyde kullanılabilmesi için gerçekleşmeyen randevuların azaltılması adına vatandaş odaklı iletişim süreçleri başlatıldı.

Ayrıca, mesai kaydırma ve mesai dışı çalışma önlemleri devreye alınarak, vatandaşların sağlık talepleri hızla karşılandı. Yapılan düzenlemeler sayesinde, MHRS üzerinden randevu bekleyen hasta sayısı yarı yarıya azaldı ve artık vatandaşlar, MHRS’ye kayıtlı 79 branşın 67’sinde aynı gün randevu alabiliyor.

Özel hastanelere yönelik yeni yönetmelikler de Ocak ayı sonunda Resmi Gazetede yayımlandı. Bu düzenlemelerle birlikte tıbbi endikasyon denetimleri devreye alındı ve yüksek ücret talep eden özel hastanelere karşı önlemler alındı. Fahiş fiyat uygulayan hastanelere yüksek cezalar kesilerek, hastaların korunması amaçlandı.

Vatandaşların sağlık talep yüklerinin, farklı seviyelerde hizmet sunan sağlık kuruluşları arasında dağıtılması için düzenlemeler yapıldı. Aile Hekimliği yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, aile hekimlerine sağlık hizmeti sunumunda daha etkin bir rol verildi ve aile hekimlikleri ile hastaneler arasında dijital entegrasyon sağlandı. Aile hekimlerine, MHRS randevu sisteminde %10 kontenjan tanındı ve kendilerine bağlı nüfus adına kamu hastanelerinden randevu almaları sağlandı.

Genel Sağlık Sigortası’na dair düzenlemeleri içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif, TBMM Genel Kurulu</b'nda kabul edilerek yasalaştı. Bu düzenleme ile bilim insanlarının klinik araştırmaları daha ekonomik bir şekilde gerçekleştirmeleri sağlanarak, Türkiye’nin uluslararası alanda cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor.

Teşhis ve tedavi süreçlerinin bir parçası olarak sunulan istirahat raporu hizmeti, ücretsiz tutulurken, isteğe bağlı raporların ücretli hale getirilmesi ile sağlık hizmeti sunumunda eşit dağılımın sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca, akupunktur ve fitoterapi gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının, mesai saatleri dışında, sertifikalı aile hekimleri tarafından sunulmasına olanak tanınıyor.

Ayakta tedavi için hekim ve diş hekimi muayenesi için katılım payı 20 lira olarak belirlenmiş olup, aile hekimi tarafından muayene edilen ve yine aile hekimi tarafından hastanelerin ilgili bölümlerine yönlendirilen hastalardan katılım payının %50 indirimli olarak tahsil edilmesi sağlanıyor.

Sağlık Bakanlığı kaynakları, Nisan ayı sonuna kadar bekleyen hasta randevu yoğunluğunun makul seviyelere düşmesini ve sevk zincirinin işlevsel hale gelmesiyle vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin çok daha kolaylaşacağını öngörüyor. Ayrıca, yeni yönetmelikle birlikte vatandaşların hastalanmadan sağlıklı kalabilmeleri açısından koruyucu hekimlik alanında aile hekimliklerinin kritik bir rol oynayacağı değerlendiriliyor.

UZMAN HEKİM İHTİYACI

Sağlık hizmet sunumunda uzman hekim ihtiyacı, en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Sağlık Bakanlığı bu yıl yaklaşık 12 bin uzman hekim ataması yapmayı planlıyor. Atanacak uzman hekimlerin, öncelikli olarak randevu yoğunluğu yaşanan iller ve hastanelerde değerlendirilmesi bekleniyor.

Türkiye’de 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 258, AB ülkelerinde bu rakam 414, OECD ülkelerinde ise 377. 100 bin kişiye düşen ebe-hemşire sayısı, Türkiye’de 380 iken, AB’de 882, OECD’de ise 988. Bunun yanı sıra, yıllar içinde sağlık alanına katılan hekim ve ebe-hemşire sayısındaki artış oranı, AB ve OECD ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor.

Hastanelere başvuru sayısı Türkiye’de kişi başına yılda 11-12 kez iken, AB ülkelerinde bu sayı 5-6, OECD ülkelerinde ise 6-7 civarında. Hedef, Türkiye için de vatandaşların sağlık başvuru sayısını yılda 6-7’ye düşürmek. Bu doğrultuda, koruyucu hekimliğin ön plana çıkarılması ve aile hekimliği sisteminin daha etkili hale getirilmesi planlanıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu